Çalışma Şartları

Amerika’daki Çalışma Şartlarım

Türkiye’de başvuru aşamalarındayken ABD’de hemşirelerin çalışma şartları nasıldır diye çok araştırma yapmıştım ancak doyurucu bilgiye ulaşamamıştım. Yabancı hemşirelik forumlarında da bazı temel kavramlar herkesçe bilindiği için kimse anlatma veya açıklama gereği görmemişti. Bu nedenle bu yazının benim gibilere yararlı olacağını düşünüyorum.

Yaklaşık 3 aydır Houston Medical Center’daki büyük bir hastanede çalışıyorum. İşe başvuru ve giriş aşamalarını ayrı bir yazıda anlatmak gerekiyor. Şu anda bunlardan bahsetmeyeceğim. Buradaki bir dahiliye ve kısmen onkoloji servisinde gece vardiyasında çalışmak üzere işe alındım. Çalıştığım serviste genellikle çok çeşitli dahili sorunlarla gelen hastalar oluyor. Hastaların çoğunun bir kanser tanısı olsa da buraya onkoloji servisi denemez çünkü hastaların asıl yatış amaçları kanser tedavisi değil. Her hastanın pek çok sağlık sorunu ve eşlik eden hastalıkları olduğu için kendi adıma çok memnunum. Son 7 yılımı spesifik bir onkoloji polikliniğinde geçirdiğim için körelmiş olan bilgilerimi tazeliyorum.

ABD’de sağlık sektöründe çalışmakla ilgili birkaç ayrıntı:

  • Burada iş ile ilgili her şeyi kendiniz satın alıyorsunuz. Formalar, ayakkabılar. Formalar genellikle pahalı. Ben 2 takım orta kalite forma için 90 dolar ödedim.
  • Hastaneler çalışanlara yemek vermiyor. Herkes yemeğini ya evden getiriyor ya da kafeteryadan satın alıyor. Ben de çoğunlukla evden yemeğimi getirmeyi tercih ediyorum. Daha ucuza geliyor.
  • Soyunma odası diye bir kavram yok. Herkes işe formaları ile gidip geliyor. Hatta markete, restorana da bu şekilde gidiyorlar. Otobüslere biniyorlar. Başlangıçta bu durum bana çok tuhaf gelmişti ama sistemi değiştirecek gücüm olmadığı için şimdilik uyum sağlıyorum 🙂

ÜCRET VE KESİNTİLER

Haftalık 36 saat (3×12) çalışıyorum ve bu “full-time” oluyor. Maaşlar 2 haftada bir ödeniyor. İşe kabul edildiğimi bana bildirdikleri mektupta saatlik çalışma ücretim yazılıydı, bu rakamı 72 ile çarparak elde edilen tutar benim brüt maaşım oluyor. Fazla mesai ve gece farkı gibi şeyler varsa bunlar da brüt maaşa ekleniyor.

Brüt maaştan yapılan kesintiler:

  • Federal vergi, sosyal sigorta primi ve Medicare (Texas eyaletinde olduğum için ayrıca eyalet vergisi ödemiyorum)
  • Sağlık sigortası primi (burada sağlık, diş ve göz ayrı ayrı sigortaya tabii, hepsi için ayrı ücretler ödeniyor) Ben kendim, eşim ve çocuğumuz için prim ödüyorum. Ödediğim bu tutarlar vergiye tabi değil.
  • 403b emeklilik planına ödediğim tutar (ben kazancımın %4’ünü ödemeyi tercih ettim)

Tüm bu kesintilerden sonra şu ana kadar brüt kazancımın %70 kadarını net gelir olarak elde ettim.

İZİN SİSTEMİ

Çalıştığım kurumda PTO (paid time off) denen bir sistem uygulanıyor. Bu sistemde her maaş döneminde (2 haftalık dönemde) yaklaşık 5 saat izin kazanıyorum. Bu izinleri kazanır kazanmaz kullanabiliyorum, belli bir süre beklemem gerekmiyor. İzin kullanımını başlangıçta hiç anlamamıştım. Yılda 1 hafta iznim olacağını düşünüp çok üzülmüştüm.

İki haftalık her maaş döneminde 72 saat çalışıyorum (yani 14 gün içinde 6 çalışma günü). PTO saatlerimi çalışma günleri yerine kullanarak izin yapıyorum. Yani 2 hafta izin yapmak için 72 saat izin kullanmalıyım. Yıllık en az 144 saat izin hakettiğim için 12 “çalışma günü” izin yapma hakkım oluyor. 12 “çalışma günü” de yaklaşık 4 hafta izin anlamına geliyor.

Türkiye’de ise her yıl belli sayıda “takvim günü” izin hakediyordum. Yani haftada 4 gün çalışan biri 1 hafta izin yapmak için 6 gün izin kullanmak zorunda kalıyordu. Gün sayısı fazla bile olsa kullanım şekli farklı olduğu için daha az süreyle izin yapmış oluyordum.

Fazla mesai, ek çalışma günü, resmi tatillerde çalışma gibi durumlarda ekstra PTO saati kazanıyorum. Bu durumda yıllık iznim 4 haftayı aşmış oluyor. Henüz işe girmiş bir çalışan için çok güzel.

İŞ YÜKÜ VE HASTA SAYISI

İşe başladıktan sonra yaklaşık 2 hafta süreyle derslik şeklinde eğitimlere katıldım. Bu her kurumda yapıldığı şekliyle kurumun tanıtımı, kurum kültürü, genel kavramların açıklanmasını kapsıyordu. Bundan sonraki birkaç gün kurumda kullanılan elektronik tıbbi kayıt sisteminin eğitimiyle devam etti. Daha sonra da çalışacağım bölümde gündüz vardiyasında oryantasyonum başladı. Beni bir preseptör hemşire ile eşleştirip çalışma programımı da onunla aynı olacak şekilde yaptılar. İkinci gün sadece bir hasta aldım. İkinci haftadan itibaren üç hasta, dördüncü hafta ise dört hasta ile devam ettim. Bu hastaların tüm işlemlerini ben yapıyordum ancak sorumluluğu preseptörümle birlikte paylaştığımız için beni yakında takip ediyordu. Kısa bir süre içinde normal hemşire yükü olan 5-6 hastaya çıkmam bekleniyor. Genelde 6 hasta bakma durumu çok nadir oluyor, 5 hasta standart gibi denebilir.

Bu haftadan itibaren gece vardiyasında çalışmaya başladım. Gece çalışmak şu an için daha kolay geldi. Daha az kalabalık, organize edilmesi gereken daha az iş var. Üstelik çalışma ücreti gündüze göre çok daha iyi.

Burada tüm sistem bir elektronik tıbbi kayıt sistemi (Electronic medical records system) ile yürütülüyor. Bu nedenle hemşireler her zaman yanlarında bir tekerlekli bilgisayar ile geziyorlar. Kağıt dosya da kullanılıyor ancak çok sınırlı işlemler için. Bizim kullandığımız bilgisayarlar aşağıdaki fotoğraftakine benziyor. Bunlarla hasta odalarına girip yaptığınız işi veya muayeneyi anında kaydedebiliyorsunuz. Hasta ile ilgili tüm bilgileri, tahlil sonuçlarını, direktifleri ve tedavileri bu bilgisayar üzerinden takip ediyorsunuz. Sistem tüm hastane çapında entegre olduğu için pek çok işi daha kolay hale getiriyor. Tüm hastalar ve ilaçlar birer barkoda sahip. Hemşireler ellerinde birer barkod okuyucu ile geziyorlar. Bu barkod ve bilgisayarlı otomasyon sistemi sayesinde ilaç hatası yapmak oldukça zor hale gelmiş.

 

Kaynak: http://cemma.en.frbiz.com/images/p35443792-nx10_mobile_workstations_on_wheels.html

Benim çalıştığım kurumda ve pek çok benzer kurumda hasta bakım servislerinde PCA (patient care assistant) denen görevliler çalışıyor. Bunlar bizdeki hasta bakıcılar gibi ancak bazı ek görev yetkileri var. Hastanın vücut bakımı gibi işleri, yaşam bulguları, kan şekeri ve basit kan alma işleri gibi şeyleri genelde PCA’ler yapıyor.

Bunun dışında, ilaçlar genelde eczane tarafından hazırlanıyor. Tedavi saatinde ilaç odasına gittiğinizde hastanın o saatte alması gereken tüm ilaçları bir arada ilaç kutusunda buluyorsunuz. Ayrıca ilaçları uygularken ihtiyaç duyacağınız tüm bilgiler de sisteme entegre edilmiş. Bir tuşa basarak ilaç bilgilerine, hasta eğitimi için gerekli malzemelere ulaşabiliyorsunuz.

Büyük bir hastanede çalıştığım için pek çok farklı disiplin bir arada çalışıyor. Her bölümde birer vaka yöneticisi, sosyal hizmet uzmanı, eczacı, solunum terapisti, pratisyen hemşire, din görevlisi bulmak mümkün. Tüm bu görevliler hasta bakımının kendilerini ilgilendiren parçalarından sorumlu. Bu kadar büyük bir iş bölümünün organizasyonu da genellikle hasta ile ilgili her şeyden sorumlu olan hemşirelere düşüyor.

Kısacası hemşireler burada hasta bakımının planlanması ve yönetiminden sorumlu. Hasta değerlendirme, tedavileri uygulama ve kayıt tutma da bu amaçla yapılan işlerden birkaçı.

MESLEKİ GELİŞİM OLANAKLARI

Çalıştığım kurum çalışan gelişimine çok önem veriyor. Almak istediğiniz sertifikaları belirliyorsunuz ve kurum sizin için eğitim ve sınav gibi ücretleri karşılıyor. Yüksek lisans gibi eğitimler almak isterseniz her yıl belli bir tutara kadar eğitim ücretini yine hastane karşılıyor.

Çalışma şartlarım bu şekilde. Genel olarak çalıştığım kurumdan ve servisten çok memnunum.

19 Yorum

Yorum yapmak için tıklayın

  • oldukça güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş.emeğinize sağlık.başarılar dilerim

  • Çok tskler; Turkiyede hemsire lerin bu kadar aşağılayıcı ve bilgilerinin hiçe sayıldığı bir başka ülke yok:(

  • Aslında Türkiye’de de hemşireler sağlık sektörünün en önemli meslek gruplarından ancak ne kendi meslektaşlarımız ne de diğerleri aynı oranda saygı göstermiyor.

  • Kenan’cım yazılarını ilgiyle takip ediyorum, ayrıntılı ve bilgilendiriciler. Başarılarının artarak devam etmesini dilerim. Gönlü güzel insan hedeflerine rahatlıkla ulaşman dileğiyle.

  • Kenan Bey,
    Yazılarınızı ilgiyle okudum. Yeni seçimleriniz, yoğun uğraşlarınız ve başarılarınız gerçekten güzel. Yeni yaşamınızda başarınızın artarak devam etmesini dilerim. Size ve ailenize sağlıklı ,mutlu ve gönlünüze göre bir gelecek diliyorum.

  • Kenan bey çok güzel şeyler paylaşmış olmanız öncelikle teşekkürler… Paramedic mezunu 2 yıllık ön lisans diploması olan kişilerin çalışmak için, aynı şekilde sizin izlediğiniz yollardan mı geçmesi gerek, yoksa illa ki lisans mezunu olmak mı gerek şimdiden teşekkürler..

  • Önlisans mezunları için süreci bilmiyorum ancak değerlendirme yapan bir kurum yoksa hemşirelik gibi kolay olmuyor maalesef. Yine de araştırmak lazım.

  • Merhaba Kenan,
    Değerli paylaşımların için çok teşekkür ederim gerçekten faydalı oluyor. Benim sormak istediğim senin görev tanımında neler var, sorumlulukların neler?
    Şimdiden cevabın için teşekkürler
    Kolaylıklar dilerim

  • Şurada örnek bir görev tanımı var: http://hiring.monster.com/hr/hr-best-practices/recruiting-hiring-advice/job-descriptions/registered-nurse-job-description-sample.aspx
    Yazıda da anlattığım gibi, hastanın değerlendirilmesi, bakımın planlanması, tedavilerin uygulanması, kayıtların tutulması, bakımın organize edilmesi ve sürekliliğinin sağlanması.. Örneğin ilaç verirken hastanın laboratuvar ve yaşam bulgularının uygun olduğunu kontrol etmek zorundayım.

  • Merhabalar Kenan Bey, kişisel azminize hayran kaldım. Ne mutlu ki size orada mesleğinizi icra ediyorsunuz.. Benim bir sorum olacak size, Türkiyede Acil Tıp Teknisyeni / Paramedik olan biri nasıl Amerikaya gidip orada çalışabilir ? Eğer yardımcı olabilirseniz çok sevineceğim.

  • Daha önce de yorum ve mesaj geldi bu konuda. Maalesef sizin için süreci bilmiyorum. Ama önlisans mezunları için daha zor olduğunu söyleyebilirim. Bu mesleklerin lisansını alsanız bile vize için sponsor bulmak sorun oluyor. Green card çekilişi gibi bir yol en kolayı olur.

  • Bunun tam olarak anlamı ne oluyor hocam ? Green card al yeter midir yani sonuç sizin kanaatinizce ?

  • Green card alabilirsen, burada baştan okuyup mevcut deneyimini de kullanarak iş bulabilirsin. Türkiye’deki önlisans eğitiminin denkliği olduğunu sanmıyorum. Yine de bu sadece benim görüşüm, bu konuya hakim olmadığımı tekrar belirteyim. Kendi mesleğin ile ilgili internette araştırma yapmanı öneririm.

Bloga e-posta ile abone ol

E-posta ile bildirim almak için adresinizi girin.

Diğer 136 aboneye katılın

Son Yorumlar